Günlük işler yoğunlaştı, yoğunluk da rutine bindiyse, andan keyif almak, anı yumuşatmak bazen tek çare oluyor. Hele ki yoğun toplantılar, kümülatif yığılan işler varsa, bu anın içinde dahi işleri keyifli hale getirmeyi gerektiyor. 

Ki yıpranmayalım. 😏

"Anı yaşamak" genel geçer ve bilinen bir felsefe olsa da, bazen kendimize hatırlatmamız gerekiyor.

Tatil mantığını sadece yaz mevsimine sığdırma fikrine ne derece karşı olduğumu takip edenler bilir, bu yüzden anlık keyifler, araya sıkıştırılan geziler için "hava soğudu artık" bahanesi de bir o kadar anlamsız aslında. 

Bu yüzden Sonbahar'da  yapılabilecekler listesini hazırlıyorum.

Hem kendi ihtiyaç listemi oluşturmak, hem de size belki ilham olur, ihtiyacınız varsa yararı olur umuduyla...

Sonbahar'da Keyif Alma Rehberi

1. Podcast Dinlemek

Bu konu ülkemizde yeni yeni ilgi çekmeye ve yayılmaya başlasa da popüler hale gelmesi çok uzun sürmeyecek gibi duruyor. Birçok farklı ilgi alanına göre ve farklı platformlarda yayınlanan podcast'ler hem yürüyüşlerde, hem iş yerinde rutin işler yaparken epey faydalı ve keyifli oluyor.

Hem yalnız başınıza saatlerce iş yapmak zorunda olduğunuz gerçeğine sıcaklık katıyor, çünkü fonda birileri sürekli sohbet ediyor, hem de genel kültür ya da pratikte işe yarayacak birçok şeyi öğrenmenizi sağlıyor.

Ben karnaval.com ve spotify üzerinden takip ediyorum çeşitli yayınları. 

Kendimin oluşturacağını da önereceğim yakında inşallah. 👋



2. Yürüyüş Yapmak

Hazır güneş gücünü düşürmüş, hava hafif serinlemişken -tercihen oksijenin bol olduğu lokasyonlarda- sıkı yürüyüşler, hem ruhu hem de bedeni oldukça rahatlatıyor. Öğle aralarında, belki işten önce sabah ya da akşam çıkışlarında kısa yürüyüşler gün içindeki birikmiş stresi bir nebze olsun gideriyor.

Bunun için iş yerinin arka sokaklarını keşfetmek, kampüs içi yeşil alanlara yönelmek de yürüyüş rotalarınızı besleyebilir. "Bizim çevrede park bahçe yok" demeyin. Keşif her daim keşiftir. Belki de mahallenizde çok eğleneceğiniz bir sürü aktivite vardır, bilemezsiniz. (true story!)





3. Youtube İzlemek/Dinlemek

Bu başlığın altı aslında 1. madde ile benzer nitelikte ve bakış açısında. TV kanallarında bulamayacağınız birçok kanal bulunmakta. Hem kafa dağıtmalık hem yeni şeyler öğrenmelik bazen de içinizi açmalık bir sürü içerik varken bazen fonda kulağınıza, bazen yemeğinizin karşısında size eşlik etmesi, bulunduğunuz lokasyondan kaçmak için ideal. Özellikle hafta sonları çevreyi keşfedecek bir lokasyonda değilseniz, seyahat kanalları yeni ilhamlar için birebir. 


3. Yeni Lezzetler Keşfetmek

Hem kendi mutfağınızda hem de daha önce gitmediğiniz mekanlarda gurme lezzetler deneyimlemek de emin olun ruhunuza ferahlık veriyor.

Yerli yabancı birçok mutfaktan, yöresel lezzetlerden yapacağınız her tadımı keşif niteliğinde ve gurme gözüyle yaparsanız, bunun ayrı bir keyif olduğunu fark edeceksiniz.

Takip ettiğim tüm fine dining tadımları ya da yöresel gurme sayfalarındaki lezzetleri ev yapımı denemek benim en sevdiğim aktivitelerden birisi örneğin. Belki sizin de bu "challenge" hoşunuza gidecektir sonuçlarını aldıkça. 








4. Roadtrip

Evde olmanın tadı başka olsa da gezgin ruhu barındıran herkes için yeni yerler keşfetme fikri bambaşka bir heyecan. 

Bunun için yaz mevsimini, yıllık izin zamanını beklemek de bu gezgin ruhlar için çok güç ve bir o kadar anlamsız.

Yaşadığınız şehrin yakın rotalarını hala size yakınken keşfetmek, daha sonra lokasyon değiştirdiğinizde uzak kalacağı ve görme ihtimalinizi güçleştireceği için her kısa vadeli boşluğu değerlendirmek aslında çok mantıklı.

Bu yüzden birkaç günlük resmi tatiller, hafta sonu günübirlik seyahatler, bu misyon ve vizyon için de oldukça yeterli aslında.

Çok fazla masraf yaratmadığını, aslında bulunduğunuz şehirde "dışarı çıkmak" kadar para harcattığını da yaşamadan anlayamazsınız. =)

Benim "Şehirden Kaçış" rotalarım için Tık Tık.




  

 

5. Ev Keyfi

Bir de Hygge (Hüga) denen bir akım var malumunuz. Danimarkalıların kısa gündüzler, düşük maaşlar ve soğuk havalar vesilesiyle ortaya çıkardığı ve tüm dünyaya yaydığı bu akım, aslında özellikle son yıllarda ülkemizde de yönelmek durumunda kaldığımız bir bakış. =)

Hem evden ve dolasıyla andan keyif almayı kolaylaştırıcı, hem de daha tasarruflu! =p

"Nasıl  Hygge ortamı sağlanabilir?"

diyenler için key word'leri sıralıyorum:

Battaniye, kitap, sıcak çikolata, uzun süren sofralar, üzerinde ısındığınız tüylü postlar (yapay!), sevdikleriniz, mum ışığı, kahve...











Starbucks'ta kahve sırasında beklerken siparişlere kulak kesildim biraz. Bir tanesi içeceğini yağlı sütle isterken, üstünde taytı, kolunda spor çantasıyla sporda ne yaptığını yanındaki arkadaşına detaylı olarak anlatan hanımefendi ise yağsız sütlü Americano istedi. Düşündüm düşündüm, ne ara bu kadar çeşit çıktı? Sahi eskiden bu kadar süt çeşidi mi vardı? 

Yağlı süt, yağsız süt, badem sütü, soya sütü, organik süt derken çeşitler artıyor da artıyor. Artıyor ama biz bilinçli mi tüketiyoruz? Yağlı sütle yağsız süt arasındaki farkı örneğin, ne kadar biliyoruz? 

Yağlı Süt, Yağsız Süt, Yarım Yağlı Süt...

Belki siz de dikkat etmişsinizdir, marketlerde gördüğümüz sütler, yağ oranlarına göre 3 farklı şekilde sunuluyor:

Tam yağlı sütler: Yağ oranı azaltılmamış, enerji miktarı korunmuş sütlerdir. Tam yağlı sütler, %3 ila %3,4 oranında yağ içerir.

Yeterli ve dengeli beslenme için yeterli miktarda yağın da gıdalarla birlikte alınması gereklidir. Süt yağı önemli bir enerji kaynağıdır. Aynı zamanda laktozun en iyi şekilde kullanımını ve vücut için gerekli olan A, D, E, K vitaminlerinin taşınmasını sağlar.

Yarım yağlı sütler: Yarım yağlı sütler, tam yağlı sütteki yağın azaltılması ile, hiçbir koruyucu katkı maddesi kullanılmadan üretilir. Yarım yağlı sütler genellikle %1 - %2 oranı arasında yağ içerir.

Yağsız/ekstra light sütler: 0,15% ve altı  yağ oranına sahip sütlerdir. Normal sütten daha az kaloriye sahip olduklarından, özellikle kilo kontrolü amacıyla kullanılır ve kalp-damar hastalarının tercih etmesi önerilmektedir. 




Light Süt Ürünleri Sağlığa Zararlı mı?

Geçenlerde bir arkadaşım, light sütün zararlı olduğuna dair bir şeyler duyduğunu söyleyince başladım araştırmaya. Çünkü light sütün zararlı olduğu şehir efsanesi, sütle ilgili doğru bilinen yanlışlar arasında başı çekiyor neredeyse. Ben de bu yüzden bayağı bir kaynak okudum, hepsi de aynı şeyi söylüyordu; hayır, light süt zararlı değil. Sütteki "light" ibaresi, sütün içindeki enerji değerinin diğer süt ürünlerine göre az olduğunu göstermek için kullanılıyor. 

Siz Hangi Sütü Tercih Etmelisiniz?

Bu kişiye göre değişken bir durum. Dolayısıyla bir rahatsızlığınız yoksa veya doktorunuz tarafından uyarılmadıysanız, kilo koruma veya kilo verme gibi bir amacınız yoksa normal yağlı yani tam yağlı süt tüketebilirsiniz. Ancak doktorunuz uyardıysa, bir rahatsızlığınız varsa veya kilonuza dikkat ediyorsanız, kalori hesabı yapıyorsanız yarım yağlı veya yağsız sütleri tüketebilirsiniz. 


Bir boomads advertorial içeriğidir.
Kafamda çok başka konular, alakasız gündemlerle yeni caps listemi hazırlamaya geldim. 

=)



1. Israrla ve sabırla anlattığım laflar hiç yaşanmamışçasına hikaye başa döndüğünde



2. Ya da alakası olmayan şekilde yorumlandığında 


3. İnsanların anladığı kadar olduğumu hatırladığımda




4. Şehrin insanıyla hiç alakam olmadığını bir kez daha fark ettiğimde


5. Kafam yavaş yavaş yanmaya başladığında



6. Podcast'ler ile izole olmaya çalıştığımda



7. Eve gece vardığımda



8. Uyumadan içimden tekrarlamaya çalıştığımda



9. Ve bardağın dolu tarafını görmeye çalıştığımda



10. Ve de dolu tarafı bulduğumda



Çok sayıdaki kişinin  en sevdiği tatlı olma özelliğini taşıyan tiramisu aynı zamanda yapımının son derece kolay olması ile da biliyor. Evde hızlı ve kolay bir şekilde hazırlayabileceğiniz bu tatlı ansızın gelen konuklarımız için de harika bir ikramlık olabilir. Sunumu zorlanmadan yapılabilen ve istediğiniz boyutlarda kesebileceğiniz tiramisu  aslında pek çok farklı şekilde yapılabiliyor. Ancak bu tarifler arasında en kolay olanı kedidili bisküvi ile yapılan tiramisudur.

Tatlı krizini bastırmak ya da çocuklarınız için yaz aylarında da tüketilebilecek hafif bir tatlı hazırlamak istediğinizde hiç tereddüt etmeden tercihinizi tiramisu yönünde kullanabilirsiniz. Ancak bu tatlıyı yapabilmeniz için bazı malzemelerin evde hazır olması gerekiyor. Zira malzemeler zaten hemen her evde bulunuyor ve dolayısıyla bu tatlıyı yapmanız için yüksek olasılıkla alışveriş yapmanız gerekmeyecek. Peki, tiramisu  yapımında hangi malzemeler kullanılıyor?  Sizleri daha fazla bekletmeden hemen bu sorunun yanıtına geçelim.

Tiramisu Yapımı İçin Malzeme Listesi

1 paket kedidili bisküvi 
1 tatlı kaşığı toz şeker
2 tatlı kaşığı kahve 
1 su bardağı sıcak su 

Malzemelerinizi hazırladıktan sonra yapım aşamasına geçebilirsiniz. Bu noktada ihtiyacınız olan tiramisu tarifi ve en doğru tarifi de yemek.com adresinde bulabilirsiniz. Bu sitede onlarca farklı tatlı çeşidinin  tarifi yer alıyor. Benzerlerinden farklı olarak  incelediğiniz tarifin hazırlanış süresini ve pişirme süresini de görme şansına sahip olabiliyorsunuz. Bu sayede kısıtlı zamanlarda yemek ya da tatlı hazırlamanız gerektiğinde sadece süreleri dikkate alarak seçim yapabilirsiniz. 

Çok sayıda kişinin düzenli olarak ziyaret ettiği sitede yemeklerin ya da tatlı çeşitlerinin fotoğrafları da yer alıyor. Dolayısıyla tarifi uyguladığınızda nasıl bir yemek ya da nasıl bir tatlı çeşidi elde edeceğinizi görsel açıdan da biliyor olacaksınız. Siteyi benzerlerinden ayıran bir diğer unsur da tarifin aşamalı olarak anlatılıyor olması…  Yani pek çok sitede gördüğünüz gibi karmakarışık bir tarif bilgisi ile karşılaşmıyorsunuz. Tarifler malzemelerin eklenme sırasına göre anlatıldığı için daha önce hiç yemek yapmamış olanlar ya da daha önce hiç evde tatlı hazırlamamış olanlar bile gayet rahat bir şekilde tarifleri uygulayabiliyor. Hemen siteye tıklayarak tatlı çeşitlerinin tariflerine göz atabilirsiniz.
Bir roadtrip serüveniyle daha karşınızdayım.

ve Yine bir "buralar bu kadar görülecek yersiz olamaz" inancıyla araştırmaya giriştim ve Uşak'ı yol üzeri es geçmeden keşfetmeye karar verdim.

Görülecek yerlerin bir kısmı merkezdeki yapılar olduğu için, bayramın ilk günü sabahında vardığımızda haliyle tüm yapıları yalnızca dış cepheden gözlemleyebildik. Genel kısımlar için dışarıdan görmek yeterli sayılabilecek düzeyde ancak ticari merkez ve müzeler konusunda aynı şeyi söyleyemeyeceğim tabi ki. 

Diğer iki asıl merak ettiğim yer konusunda zaman çok sorun değil, istediğiniz zaman görebilirsiniz. Biri Kanyon, biri Vadi.

Şimdi kısa kısa her birinin üzerinden geçiyorum:

Ankara tarafından şehre girişteki gezi güzergahımıza göre anlatacağım. Eğer İzmir yönünde devam edecek bir rota çizecek olursanız bu şekilde ilerleyebilirsiniz siz de.



Halı-Kilim Müzesi

Şehrin merkezi sayılabilecek bir noktada, ara sokakların birinde yeşile boyanmış cephesiyle tarihi bir bina olarak hizmet veriyor. Malum Uşak ve Eşme halı/kilimleri meşhur olunca görmeyi çok istemiştim ancak bayram dolayısıyla tahmin ettiğimiz gibi kapalıydı.




Tarihi Uşak Evleri

Halı-Kilim Müzesi'nin biraz daha merkez yönünde bulunan yan yana bir sıra halinde cephe düzenlemesi yapılmış Uşak'ın tarihi evlerini bulabilirsiniz. Merkez çarşı yönünde devam ederseniz restore edilmiş tarihi birkaç yapıyı daha görebilirsiniz.














Paşa Hanı

Kral yolu üzerinde bulunan tüccarların konaklaması için inşa edilmiş han, günümüzde otel olarak hizmet vermekte. 1893 yılında Fransız Mimar tarafından inşa edilen yapı, Taş kesme tekniğinin yanı sıra Türkiye'nin ilk Marsilya Kiremit yapısına sahip olma özelliğini taşımaktaymış.




Merkezde tarihi birkaç ticari yapıyı da civarda gözlemleyebilirsiniz.




Atapark

Şehrin tam merkezinde kurulmuş koskocaman bir park. Yeşil alanın yaratılması ve merkeze alınması mutluluk verici. Turistik olmasa da dinlenmek isteyenler için mola yeri olabilir.


Ulubey Kanyonu

Uşak merkeze yaklaşık 30 km mesafede bulunan, Amerika'daki Grand Canyon'dan sonra en büyük ikinci olduğu söylenen Ulubey Kanyonu Ulubey ve Banaz Çayları boyunca devam ediyor. Ana büyük kanyonun yanı sıra daha küçük kanyonlar da barındırarak 45 km uzunluğunu bulmakta imiş. 

Büyük Kanyon kısmına inşa edilen cam seyir terası (Giriş ücreti kişi başı 4 TL) ve yine kanyona bakan işletmesiyle turistik hizmet vermekte.

Ayrıca alanda yer alan birkaç hediyelik dükkan da tarhana, Uşak ve Eşme halıları gibi turistik alışveriş imkanı vermekte.  






























Taşyaran Vadisi

Burası da bana görmeyi çok istediğim Ürdün'de Petra Antik kentinde bulunan vadiyi anımsattığı için en merak ettiğim yer olmuştu Uşak'ta.

Uşak merkezinin batısında ve yaklaşık 50 km mesafede bulunduğu için şehirler arası ulaşımda çok ideal bir mola durağı. 

Karayolundan içeri yaklaşık 1-1,5 km içe ilerlediğinizde hafif dar yollardan ve köyün kenarından geçtiğinizde küçük bir piknik alanına ve minik bir çay ocağı tarzı işletmeye çıkacaksınız. İşletmenin hemen yanından başlayan aşağı ilerleyen merdivenleri (ücretsiz giriş) takip ettiğinizde vadiye ulaşmış olacaksınız. Basamak sayısı az sayılmasa da inilmeyecek kadar çok değil. O yüzden gözünüz korkmasın. İndiğinizde değdiğini göreceksiniz.  





















Yeme İçme

Meşhur Uşak tarhanasını iki farklı yerde içme fırsatı buldum. Biri Ulubey Kanyonu'ndaki işletmede, diğeri de Uşak merkezde ikinci ışıklarda (alt geçide girmeden devam ettiğinizde) en meşhur olduğu söylenen "Tarhana Baba"da. Konsept olarak ilgi çekici görünse de Kanyon'da içtiğimi buradaki en meşhur olanından daha çok sevdim. 

Ayrıca buraların etinden yapılan kebapları da epey lezzetli. Yerel işletmelerde deneyebilirsiniz.







More

Bu Blogda Ara

Translate

Archive

Recent Posts

Popular Posts

Top 10 Articles

Featured Posts

Most Trending

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı