yaşayan kentler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşayan kentler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaşayabilmelisin o kentte.
Yaşayabilmelisin işte...!

Zalimlerden, kötülerden, kirli ruhlu varlıklardan bi'haber olmalısın.
Lügatında; hayatında; genel bilgi dağarcığında dahi yeri olmamalı, kafa yormamalısın.

Başkasının çıkarlarından, sırf çıkar sağlamalarından dolayı sen suçlu çıkmamalısın.
Kentin içinde, kenti soluduğuna bin pişman bırakılmamalısın.

Yaşadığın her güne bu şekilde minnet duymamalısın.
Eve her adım attığında kendini bu derece şanslı saymamalısın.
Evden çıkmak ve çıkmamak arasında bu şekilde kararsız kalmamalısın.

Kentte işaretlediğin noktalara,
"Çok sevdiğin, kaçamak yapmak istediklerin" adını koymalısın,
Aksine kaçmak zorunda bırakılmamalısın.

Kimsenin kimseye engel olmadığı,
Yaşama hakkının bu denli alınmaya çalışılmadığı bir kentte yaşamalısın.

"Yaşayabilmelisin" demem odur o kentte..
Özgürce,
Başka kimsenin özgürlüğünü kısıtlamadığın ölçüde,
Yaşayabilmelisin işte...

"GÖKÇEN GÖKYER'in GÖZÜNDEN" Köşesinde Bu Ay @CAPITAL BRAVE DERGİSİ


Capital Brave Dergisi "Gökçen Gökyer'in Gözünden" köşesinde bu ay blogdan bildiğiniz yazı dizisi "Yaşayan Kentler"e giriş yapıyorum.

Biraz kendi şehirlerimizi unutmak, havamızı dağıtmak, bazı kentlerin; yaşamların ütopik olmadığını hatırlayalım istiyorum...

Sağlıkla, Huzurla...


Şehrin monoton, sıkıcı ve her gün aynı ruh halinden o kadar bunalırsınız ki bazen, neden şehirden kaçış turları bu kadar ilginizi çeker daha iyi bilirsiniz.

Hiç bilmediğiniz şehirlerde, ülkelerde turlayarak, biraz şehrin ritmini değiştirmeye niyetlenirsiniz.

Durmadan, mola vermeden yeni yerler keşfedebilmeyi dilersiniz.

"Diğer caddeler daha güvenli midir?" sorusundan kurtulup, "diğer caddeler daha da mı keşfedilesidir?" telaşesine girmek istersiniz.

Zira siz, sokakların hep gri, soğuk olduğu kentlerin değil, hiçbir detayını kaçırmak istemeyeceğiniz mimari nakışları ve kent silüetleri görmenin peşindesiniz.

Ertesi gün yine aynı sokakları geçmek zorunda olduğunuz sıkıntısıyla uykuya dalmayı değil, "yarın nereleri görsem?" planlarıyla uyumayı isteyerek sabahı iple çekersiniz...

Gecesiyle gündüzünün ayrı keyfi olduğunu fark edeceğiniz kentlerde iştahla ve son sürat gezmektir niyetiniz.

Hatta o kadar sabrınız yoktur ki, bir araç bulup tüm şehri bir anda görmeyi hedeflersiniz.

Keza, kendinizi şehrin temposuna bırakma eğilimindesiniz.


Şehir dediğin, sahiplenmeli sevgilileri de.

Yalnızca istihdamı düşünmemeli, ulaşımın kolaylığı ile yetinmemeli, güvenlik sağlandığında konu bitmemeli...

Kent dediğin insanların aynı zamanda ruhunu beslemeli.

Her dışarı çıktığında yeni yerler keşfedebilmeli, kendini her seferinde daha da sevdirmeli...

Sevenlere de sahip çıkmalı bu sebeple.

Sevgisini paylaşmak isteyen sevenleri barındırabilmeli içinde özgürce.

Sermeli önünüze manzaraları örneğin eşsizce.

İçeceğiniz iki kadeh şaraba fonda müzik oluşturmalı sessizce.

Yürümeye karar verdiğinizde, size boylu boyunca eşlik edecek yollar sunmalı..

Siz mutluyken karşınızdan gelen diğer insanların enerjisinden çalarak sizi de yıpratmamalı...

Hava kapalı olduğunda evlerde kalmanıza alternatif mekanlar sunmalı..

Belki de doğası en çok o zamanlar ışıldamalı...

Birlikte uzaklara gitmenin hayali içerisinde şimdiki zamanı harcatmamalı.

Zaten sevdiğiniz yerde sevdiğinizle olduğunuzdan, keyfinize yalnızca keyif katmalı.

Mutluluğunuza ortak olmalı.

Mutluluğunuza saf mutluluk katmalı.






Kent dediğin; yalnızca evinin, işinin olduğu, çevrenin bulunduğu yer değildir.

Kent dediğin; aslında senin yaşadığın yerin kendisidir. Keza, kent de senin evindir.

Sıkıldığında odana girdiğin gibi, sokağa da çıkıp dolaşabildiğin ve kendini evinde hissettiğin yerdir.

Hava almak için açtığın pencerendir..

Sokaklarında dolaştığında, kıyısına varabildiğindir...

Sahilinde, en az senin kadar evi olarak hissedenlerle kaynaşabilmendir.

Şehrin ışıklarının, yürüdüğün ve gitmek istediğin her yeri aydınlatabilmesidir...

Kafa dağıtmaların için en ideal köşelerine sahiptir...

Birlikte olmaktan gocunmadığın karakter ve kişiliklerlesindir...

Senin kulağında çalan müziklerin, şehrin fonuna fısıldayabildiği gerçekliğidir...

Yakışıyordur hepsi de, senin içindir...

Ait olduğun, kaçmak için planlar kurmadığın, huzurunla kaleni inşa ettiğin,

Şehrindir...


Bi' açalım önce müziğimizi ince..


Şimdi görseli gözlerimizle yeniden çekelim bi' de, belki birkaç saniye..
City by Jessica

Şehri izlemek istersin bazen sadece, sessizce..

Şehrin caz halidir keza an itibariyle... Kifayetsizdir üzerine kullanacağın her hece.. Bu yüzden, bazen susarak sadece, fonda çalan müziğinle eşlik etmek kafidir.

Kulağında sakinliğin sessizliği, izlediğin şehrin artık monotonluğa dönüşmüş yüksek enerjisi..

Sen yorgun olsan bile, o izin vermez, alır seni de içine, akar gidersin sen de onunla birlikte içten içe..

Seyretmesi bile keyif vericidir, her zaman her şeye koşturuyor olman asıl mesele değildir.

Tıpkı gerçek sevgili gibidir...

Kucağında uzanmak da ayrı bir keyiftir.

Öyle güzeldir, öyle huzur vericidir ki, yanından kalkıp gitmen yersizdir.

Birbirinizi o kadar iyi tamamlıyorsunuzdur ki,

O da bilir, 

Sen gidersen, o da en az senin kadar; 

Üşüyecektir...
Her gittiğim güzel yerde, her gördüğüm güzellikte yaşamı-mı sorgular oldum. Beynimin bir çekirdeği sürekli artılar ve eksilerin analizleriyle meşgul oluyor. Doğru muyum? İyi mi yapıyorum? Olması gerekeni mi seçiyorum? Neredeyim ve ne yapıyorum?..

Yaşayan kentler yazı dizisine mi koymalıyım bu postumu, seyahat klasörüme mi, yoksa kişisel bir yazı mı olacak sadece?.. O bile belirsiz aslında düşündüğümde… Verdiğim kararların, oluşturduğum fikirlerin başlangıç ve tamamlanmış şekillerini düşünmek bile yetiyor bazen çelişkiye düşürmeye…

Evet, istediğim çoğu şeyi elde ediyorum bir şekilde. Ama etmiş olmak mı tatmin edici olan, yoksa edene kadarki süreç mi en çok canını sıkan.?

Postumun konu başlığı İzmir mesela aslında. Ne var ki, içeriğinde birçok sorgulamam var yine hayata…

Özgür olabilmelisin o şehirde. Tıpkı evinde olabildiğin gibi… Doğal halinle dolaştığın, canının istediği yerine rahatça, güvenli gidebildiğin gibi. Yürüyebilmelisin her karesini, yaşayabilmelisin her köşesini..

Çıkabilmelisin dışarı mesela gecenin bir saati..
Şehrin sessiz sakin halinde kafanı dinleyebilmelisin.
Atlayabilmelisin bisikletine, sokak sokak her yerini keşfedebilmelisin.
Yanından geçerken apartman dairesindeki parti sesini duyabilmelisin,
Gülümsetebilmeli seni geçtiğin yola saçtığı enerjisiyle..

Biraz daha ilerlediğinde günün stresini atmış şık beyleri ve hanımları lounge cafe’den keyifleri hafif çakır  haliyle çıkarken gözlemleyebilmelisin.
Daha da ilerleyerek şehrin gölüne, denizine, nehrine.. her neyse.. o suyun kıyısına ulaşabilmeli, şehrin suya yansıyan silüetini seyredebilmelisin..

Gülümsetebilmeli seni yine..

Gecenin bir saati arkadaşını aradığında seni mutlu bir şekilde buyur edeceğini ya da sana eşlik ederek geceyi uzatabileceğinize emin olabilmelisin..
Karşına çıkacak insanların selam verebileceğin birer şehir-arkadaşı olduğuna emin olabilmelisin ev arkadaşların misali..


Özgürlüğünü yargısız kabul edecek, medeniyeti medenice yaşayabileceğin  insanlarla, seni her adımında mutlu edecek olan şehirde olabilmelisin...


Görsel: Jamie Beck ve Kevin Burg
Yaşadığın yerin evinden ibaret olmadığını, kentin bütünü olduğunu veya olması gerektiğini ilk Hamburg’da keşfetmiştim.

Kendini evinde hissetmen; oturduğun ev, yerleşik düzene girmiş olduğun yer anlamına gelmiyordu sadece. Kenti tüm özellikleri, coğrafyası, yapılaşması, insanları, alt yapısı, aktiviteleri ve network’ü ile sahiplenmeliydin öncelikle, o kenti evin olarak hissetmen için.

Ankara’daki "içinden çıkmak istemediğin belirli bir sınır çizgisi" veya İzmir’de olduğu gibi "şu iki özellikle şehri kabullenebilirim" gerçeği gibi değildi o şehri evin olarak görmek.

"O kenti evin olarak hissedebilmen için içermesi gerekenler" diye yeni bir yazı dizisi başlatıyorum bundan sonra.!

Bunlardan ilki şehir festivalleri.!


More

Bu Blogda Ara

Translate

Archive

Recent Posts

Popular Posts

Top 10 Articles

Featured Posts

Most Trending

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı