Tatilde Nereye?

Seyahatle olan bağım malumunuz. Hele ki mevsimlerden yazsa yerimde durmakta epey zorluk çekiyorum. Sürekli aklımda sahiller, rüyalarımda denizler, gözümün önünde de seyahat videoları var.


Müzik dinler gibi fonda Ayhan Sicimoğlu Renkler açar oldum örneğin. Tek tıkla "bugün nereye gitsem" turu yapıyorum. Yo hayır, deli değilim. Yalnızca Ankara'da yaşıyorum.


Bayram tatilinin 10 günü bulmasıyla elim tekrar bir tur programlarına kaymaya başladı; "Google" turlarındayım.


En uygun tatiller, en ucuz yurt dışıları nereleri diyorum. Bir de bunun yanında nereye gidebilirim sorusu var aklımda tabi. Benim standart baktığım belli başlı siteler var aslında ama hemen hemen hepsine "check" atmışım.


Derken başka bir turizm firması buldum: MNG Turizm

http://www.mngturizm.com/yurtdisi-turlari
Meğer ne envai çeşit yurt dışı turları varmış! Esasen gözüme kestirdiğim birkaç rota oluştu bile. Sitenin en sevdiğim olayı her bütçe ve isteğe göre kategori bulunması. Vizeli - vizesiz, ekonomik - lüks, bayram dönemi - bayram harici, gibi gibi...


Döviz kurunun standartlarımın epey üzerine çıkmış olması beni bayram turlarından biraz uzak tuttuğu için belki bayram dışı dönemlerde küçük bir kaçamak yapabilirim. Bu sitedeki listede henüz "check" atmadığım epey tur buldum.


Bir de mesela en sevmediğim olay, yurt dışına çıkmadan yurt içi aktarma yapmak. "Koca Türkiye'yiz, neden ille İstanbul'dan çıkış yapıyoruz" atarı yaşıyorum mütemadiyen. Sağolsun arkadaşlar sesimi duymuş ve muhtemelen bana özel (!)
"Ankara çıkışlı" tur klasörü de oluşturmuşlar. Böylelikle bir artımı daha almış oldular.


İşte böyle sevgili dostlar.


Bugün de sizlerle "madem mevsim yaz, neden gezmiyoruz?" sorunumuzu masaya yatırdım ve çeşitli çözümler ortaya koydum.

Gezmeye başladıktan sonra bir Instagram tag'inizi alırım.


İyi yolculuklar şimdiden!

Foşurt! (su döktüm arkanızdan)

Her İşe Eğlence Katmanın Yolu

Bizim zamanımızda okumak zordu. Tabi bizim zamanımızda da "büyüklerimizin zamanında" okumak zordu.

Bu nesilden nesile devam eden ve muhtemelen edecek bir klişe olabilir evet. Ama ölçümlenen değerler farklı en azından.

Eskiden nispeten maddi zorluklar ve okul azlığı gibi sorunlar vardı. Okula gidebilmek biraz lükstü.

Bizim zamanımızda bu sorunlar azaldı belki ama biz okurken de her bilgiyi araştırman, sorman lazımdı. Yani bugünkü gibi hazır bilgi gelmezdi. En "Google"layabileceğin bilgiler ansiklopedi içindeydi. Yani bunun için de sıkı bir araştırmacı olman, ciddi bir emek harcaman gerekirdi.

Şimdiki nesil öyle mi?

Z kuşağının en kıyak yanı bu olsa gerek. Tabi gerçekten öğrenmeye, gelişmeye niyet varsa...

Nasıl mı?

Zaten aradığın her konu, her kitap özeti bir "Google" kadar uzağında. Bu cepte. Bir de şimdi buna online eğitimler eklendi, en küçüklere bile. Benim yeğenim misal, henüz 4. yaşını doldurmadan tüm rakamları, renkleri öğrendi neredeyse. Üstelik hem Türkçe hem İngilizce. Ve üstelik neredeyse kendi kendine!.  Tam olarak dediğim olay. İnternet üzerinde çocuklara öğrenmeyi sevdirecek öyle güzel videolar, uygulamalar var ki, ebeveynlerin hiç baskı/teşvik işlerine girmesine gerek kalmıyor.

Bunun bir de resmi eğitim versiyonları başlamış. Örneğin "Okulistik".



Temel eğitimdeki her seviye için ayrı paketlerde öğretim programı yer alıyormuş ve içerikleri Milli Eğitim Bakanlığı öğretim programına tam uyum sağlıyormuş.

Eskiden bizde VCD'ler vardı. British yayınlarından İngilizce eğitim videoları izlerdik ama bizim dilimizden olmadığı ve o zamanlar okullarda İngilizce eğitimi olmadığı için pek bir şey anlayamazdık.

Okulistik'in İlkokul 1. Sınıf Okuma paketi bana onu hatırlattı. Okula yeni başlayan çocuklar için eğlenceli kurgularla videolar hazırlanmış. 

Mesela, sesleri önce tanıtıyor, sonra yazdırıyor sonra da okutmasını öğretiyor. 

Bu noktadan başlıyor, sesleri birleştirerek kelimeye sonra da cümlelere dönüştürüyor. Her video bir kurgu ve bizim zamanımızdaki gibi dört sıkıcı duvar arasında kalem defterinle baş başa olduğun bir durum yok. Eğlenceli yani bildiğin.

Yaptığım her işi açtığım müzikle, ortamla, içecekle keyifli hale getirmeyi tercih ettiğim için bu vizyonun eğitimde çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Yola yeni çıkanlar için bir kenara not etmekte fayda var.

Hangi Mevsimdesin?


Yaz dediğin, karşında deniz, belki de ayaklarının altında, hatta az önce çıktığın için bir kısmı seninle karaya taşınmış da olabilir... Serin serin... Güneşte masmavi, gece yakamozda altın gibi... Deniz işte...

Dur konu dağıldı.

Ne diyorduk?

Yaz dediğin....

Heh.

Yaz dediğin; göz hizanda deniz, elinde belki bir kadeh serinlik, kafanda verilmiş bir mola olmalı aslında.

Sabah işine gitsen de, akşamında kim nerede kalmışsa eklenmelisin sen de bu akışa.

İster dost, ister aile, ister sevgilinle yalnızca...

Açık havayı, hava açıkken çıkaramıyorsan ne anlamı var ki mevsimlerden yaz olduğunda?. Hem kendine yazık hem de doğanın nimetlerine...

Sonuçta düşünsene, yıldızlar çıplak kalmış bulutlar çekilince, hava tam da istediğin gibi; yumuşacık; karlar eriyip gittiğinde... Yollar da açık, buzlanma tedirginliğinin en yersiz olduğu zamanlar... Özgürsün yani bir yerde.. 

Demem odur ki, sabah işe gitsen de, çıkışında atmalısın kendini bir yerlere... Belki sahile, belki bir nehir; bir göl seyrine... Havuza da razıyım bak, sen yeter ki iste. Hadi hepsini geçtim, çimlere de razıyım. Elinde kadehin, gökyüzünde yıldızların eşliğinde olduğu sürece...

Ağustos böceklerinin sesini çıplak dinlemelisin sonuçta. Gürültü yaptıklarını boş versene! Yazı tanımlayan daha sesli bir anlatım var mı doğada, dalgaları duymadığında? 

Negatiflerini, olumsuzluklarını nötralize edebileceğin en iyi çözümü düşün bi' de mesela?

Ne karşındakine ileteceğin, ne de daha fazla elektrolize edeceğin bir ortam... Tek yapman gereken bastığın yerle arandaki ayakkabı/çoraptan sıyrılman... Hele ki ayağının altı kumsa, oh ne ala memleket!

Memleket demişken...

Aslında tadını çıkarabilsen, çevren tam da hayalini gerçekleştirebileceğin coğrafya. İster dağ yamacında ol, ister deniz kıyısında, istersen de şehrin merkezinde bir parkta... 

İklim ne olursa olsun, mevsimi yaz bulduğunda çıkacağın bir hava.

Tadını çıkarmak lazım sonuçta.

Boşa harcamamak lazım zamanı arkadaş, boşu boşuna...

Şikayet etme sıcaktan, keyfini çıkar, anda kal, anı yaşa.



Halılarda Eskiye Dönüş @DEKORASYON

Bizim artık modası geçti dediğimiz otantik Türk halılarını kaldırdığımız çatı katından indirme zamanı geldi. Zira tüm dünyada çok moda.

Genelde İskandinav tasarımlar ile kombinlenen otantik halılar modern çizgilerle birleştirilerek oldukça tarz bir görüntü sağlanabiliyor.

Üstelik yalnızca salonda değil, yemek odası, mutfak, banyo, antre gibi evin her alanı için uygulanabilir bir moda.

Ben özellikle kürk tekstil ile kombinlenmiş dekorasyonlara bayılıyorum.
















Uçmanın En Ucuz Yolu!

Tüm havayolu şirketlerini karşılaştırma imkanı sunan Uygun Fiyat, yurtiçi ve yurtdışı uçuşlarında en hesaplı ve en ucuz uçak biletine ulaşmanızı sağlar. Kişiye özel tekliflerle indirimli uçak bileti bulabilir ve avantajlı fiyatlarla tasarruf edebilirsiniz.

Türk Hava Yolları, Pegasus, Onur Air ve Anadolu Jet başta olmak üzere tüm havayollarının uçak biletlerini acenteye gitmeden karşılaştırabilir; kampanya ve fırsatlardan yararlanabilirsiniz. Uygun Fiyat güvencesiyle iç hat ve dış hat uçuşlarında en avantajlı ve en ucuz uçak bileti hemen satın alabilirsiniz.

Seyahat edeceğiniz noktaya promosyonlu uçuşlara hızlıca ulaşabilir; tüm havayolları arasından en ekonomik ve en uygun biletleri sorgulayabilirsiniz.

Dünya çapında 900’den fazla havayolu firmasının seçeneklerini inceleyebilir; size en uygun ve en ucuz bileti güvenle satın alabilirsiniz. Erken rezervasyon fırsatı ile istediğiniz uçak biletini kolayca ayırtabilirsiniz.


More

Bu Blogda Ara

Translate

Archive

Recent Posts

Popular Posts

Top 10 Articles

Featured Posts

Most Trending

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı